Bu Bir Düş Değil…

okunmalı

e z g i u z m a n s e l

Geçtiğimiz Çarşamba günü, henüz gezi direnişinde bir grup arkadaş ha var ha yok, sadece çimlere uzanmışlar, kitap okuyorlar, sesleri duyulmamış, Sırrı Süreyya bile gitmemiş olabilir henüz oraya… yani olay tam bir direniş değil de bir tür pasif “hayır” safhasında…

Biz bunlardan habersiz, genç bir arkadaşımla oturup sohbet ediyoruz, bana diyor ki,

“Elif abla, içim sıkılıyor… Ne olacak bu memleketin hali? Sen ne dersin?”

Bende kesif bir sessizlik, on yıllık bir umutsuzluk bu. Yirmili yaşlarımı gün geçtikçe artan tuhaf bir düzeni öğrenerek geçirmişim. Ne zaman özgürlüğe benzettiğim bir şey zuhur edecek olsa, peşinden de bir baskı, bir yasak, bir yaptırım gelmiş… Sonra kılık değiştiren zulüm kol gezmiş, daha çok konuşulacağı yerde susulmuş, sinilmiş… Bazen kızıyorum, bazen hak veriyorum bu sinmelere dahi, o kadar bezdirici gidilmiş ki insanların üzerine; canları, ekmekleri, aileleri ile sınanmış olanlar bile var.

Bir süre önce her şey tek renkken, ve bundan yakınırken biz, şimdi iyiden iyiye rengini…

View original post 605 kelime daha

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s