Güçlüler vs. Haklılar

e z g i u z m a n s e l

Güçlü olan değil, haklı olan haklıdır.

Hak bir hükmetme biçimine dönüşmedikçe de, o hakkın masumiyeti baki kalır, kirlenmez.

Güçlü olan değil, haklı olan haklıdır.

Zorbalıkla değil mizahla ve dostça kurulan biraradalıklarla anlatılan hak, keskin ve önlenemez bir devinim oluşturur. Estetik anlamda da, manevi anlamda da güzeldir. Ona güzelliğini veren, içi dopdolu, sahici ve bozulamaz bir cevher vardır.  Bu cevher ki, kişiler aksini iddia etseler, leke çalsalar ve dahi başka insanı araçlarla değiştirme çalışsalar bile değiştirilemeyecek olan hakikattir. Bu yüzden dinlerde, yaratanın katında dahi haklara dair son söz kişilere aittir…

Güçlü olan değil, haklı olan haklıdır.

Bu yüzden hak, partiler, örgütler ve ideolojiler üstüdür. Meğer ki, partinin manifestosunu yazarken, örgütlenmeni oluştururken ya da ideolojini tesis ederken “hak” esasını merkeze koyabilmişsen ne ala… Ancak pratikte hakların uygulanması, sahiplenilmesi, saygı duyulması tamamen bireysel bir tavırdır, doğrudan vicdanla, adalet duygusuyla ve her türlü dünya ve din görüşünü aşan kişisel varoluşla ilgilidir.  Böylelikle bu hesapsız…

View original post 108 kelime daha

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s